Duyuru

Çöküş
Henüz duyuru yok

Teknik Direktörümüz | Ünal Karaman

Çöküş
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • #16
    Fedakarlik gösteren tüm futbolcularimiza tesekkürler.

    Yorum yap


    • #17
      Teknik Direktörümüz Ünal Karaman'ın açıklamaları


      Yorum yap


      • #18
        Ünal hocanın başarılı olmasını istiyorum çünkü bu kulübün efsanelerinden biri olarak yakışır ona başarı..
        #1 KAPTAN ONUR RECEP KIVRAK 61#

        Yorum yap


        • #19
          Olacağız da!

          Yorum yap


          • #20

            Teknik Direktörümüz Ünal Karaman basın toplantısı düzenledi



            maçı buradan çeviririz diye düşündük. Devre arası hazırlığımız da o yöndeydi. Ama öyle bir noktaya geldik ki 50-51. dakikada maç 4-0 ve bizim için şaka gibi bir maç oldu. Zaman zaman kendimizi ifade etmekte zorlansak da bizi bilenler biliyor, biz kendi yeteneklerimizin ne olduğunun farkındayız. Elbette ki sezona başlangıç noktası içindeki durumu herkes daha iyi biliyor. Ama farklı hiçbir hazırlığımız olmadı tıpkı bu hafta Beşiktaş maçına olacağı gibi. Her rakibe saygı duyarız, hayata ve spora bakışımız da bu çerçevede olmuştur. Bu plan ve doğrular üzerine gideriz” dedi.

            “UMUDUMUZU HİÇ KAYBETMEDİK”

            Malatya maçının sansasyonel bir skorla kaybedildiğini ancak umutlarını hiçbir zaman kaybetmediklerine vurgu yapan Karaman, “Hayatımız mücadele ile geçmiştir. Ben her türlü fitneyle, fesatla, zorla yetersizlikle yeterince mücadele ettim. Bizde farklı hiçbir şey olmadı. Ama oyuncularımız da bu sonucu hazmedemediler ki ortaya bir duruş koydular ve o duruşun sonunda da kazanılan üç maç var. Tabii ki bu son değil. Başlangıç olarak addedilebilecek bir konu. Çıktığımız her müsabaka bizim adımıza kazanma adına çıkılan bir müsabakadır; bu dünya karması da olsa. Çünkü en azından ringe çıktığında dünya şampiyonunun karşısına da çıksan yumruğu atacaksın. Ekstra hiçbir çalışma ve toplantımız olmadı. Her daim oyuncularımızla beraberiz. Sohbet ve muhabbetimiz oluyor, bu sohbet ve muhabbetin içinde kendilerine ilham olacak bir şey alıp kendilerini farklı bir noktaya koymuşlarsa onu bilemiyorum ama ekstra bir çalışmamız olmadı” diye konuştu.

            “ŞAMPİYONLUK SÖZÜNÜ DUYMAYACAKSINIZ”

            “Biz bulunduğumuz ilk günden itibaren belki daha önce başkanımız da ifade etti; siz bir şeyin hazırlığı içinde olmalısınız ki o şey de size hazır olsun” diyen Karaman, “Benzer şekillerde bunu söyledim. Evet, biz zaten mücadelenin içerisindeyiz. Ama benim ağzımdan bu sezon için asla bu kelimeyi duyamayacaksınız. Zorlamaya gerek yok. Her basın toplantısında da aynı şeyi konuşuyoruz. Biz nereye gittiğimizi ne yaptığımızı biliyoruz, ne olduğumuzun ve yeteneklerimizin de farkındayız. Biz bir mücadele veriyoruz. Kulübümüzün ekonomik yapısı ve oyuncularımızın zihinsel yapısı ortada iken biz mücadele verdik. Bu mücadelenin içerisinde önemli bir kesim her ne kadar görmese, saygı duymasa, zaman zaman bizi kırıp dökseler de biz yine kendi doğrularımızdan taviz vermeyeceğiz. Biz kendimize yakıştırdığımızı yapmaya devam edeceğiz. Uzun vadeli hiçbir sözü benim ağızımdan duymayacaksınız. Ama ben geldiğim ilk gün de söyledim, “Ben bu Trabzonspor’u şampiyon yapmadan bir yere gitmeyeceğim” diye. Bu nedir; sabır noktasında içerisinde birbirimizi anlayıp o samimiyet ve özveriyi gösterdiğimiz nokta içerisinde. Bu da kendince bir hazırlık gerektirir. O hazırlığı yaptığınızda elbette ki Trabzonspor gereğini yapacaktır. Bu şöyle algılanmasın; bu şu da demektir; ‘’biz tamam gidiyoruz da istemiyoruz’’, demek değildir. Biz kazanmaya devam edeceğiz, onun çabası içinde olacağız. Gidebildiğimiz nokta bizim için ulaşılacak son noktadır. Onu hep beraber bekleyip göreceğiz” ifadelerini kullandı.

            “GENÇ FUTBOLCULAR ACI ÇEKECEK, BELKİ İHANETİ GÖRECEK”

            Genç oyuncuların gösterdiği başarılı performansa da değinen Karaman, oyuncuların alacak daha çok mesafeleri olduğunu ve bunun için de çok çalışmaları gerektiğini söyledi. Ünal Karaman sözlerini şöyle sürdürdü;

            “Genç futbolculara ben güvenmeyeceğim de kim güvenecek? Biz de çok genç yaşta milli takım formasını giymiş ve bize güvenen insanları mahcup etmemeye çalışmışız. Her şeyin olgunluk zamanı var. Bu arkadaşlarımızın başarısını tek başına kadro dışına bağlamak onlara ve onların yeteneklerine haksızlık olur. Onu şöyle değerlendirebiliriz; Mutlaka bir kriz ortamı varsa ortada bir fırsat vardır. Bu kardeşlerimiz bunu değerlendirdiler gibi düşünülebilir. Ancak bunların henüz geldikleri bir nokta yok. Şu anda yolun başındalar, her gün antrenmanda öğrenmeye devam edecekler, maçta yeni tecrübeler yaşayacaklar. Acıyı yaşayacaklar, sevinci yaşayacaklar, kısmen ihaneti görüp yaşayacaklar bununla beslenip büyüyecek ve Trabzonspor’a inşallah uzun yıllar hizmet edecekler. Bu elbette son değil. Bizim 17 yaş takımından da izlediğimiz ve gözüme batan oyuncular var. 19 ve 21 yaş takımımızda var, pilot takımımızda var. Ama bunların hepsiyle ‘bugün oldu geldi, bu olmuş çıkmış’ değil de bir plan program dâhilinde Trabzonspor yapmış olsa belki bugün daha farklı şeyler yapmış olacaktır. Ben buraya sportif direktör olarak başladığımda farklı planlar projeler içindeydik. Bazen sizin düşündükleriniz icra makamındakilerin, başkanlarımızla, kulüp profesyonellerinin düşünceleriyle örtüşmeyebiliyor. Örtüşmediği anda sizleri mutlu edecek bilinçli sağlam adımlarla yere basan bir gelecek planlamasının önüne geçebiliyor. Bugün profesyonel takım içerisine oyuncu katıldığı takdirde ki onun yapılanması içindeyiz. Elbette yeteneklere biz yer vereceğiz. Belki yakın planda 1461 pilot takımımıza göndereceğiz, belki civardaki profesyonel takımlarımızda biraz daha olgunlaşmasını bekleyeceğiz. Belki biraz daha hız vererek kendi bünyemizde yer vereceğiz. Devre arası olduğunda aramızdan ayrılacak ve katılacak arkadaşlarla ilgili bilgilendirme yapabiliriz. Forma şansı verdiğimiz bu arkadaşlarımız şimdilik fena gitmiyor. Ama sadece fena gitmiyorlar. Alacakları çok mesafe gidecekleri çok yol var. Akıllı olup acıyla yüzleşecekler, daha çok çalışıp daha çok üzerine koyup daha çok Türk futboluna hizmet edecekler. Bizim onlardan beklentimiz o.”

            “HİÇBİR MÜSABAKAYI DİĞERİNDEN FARKLI GÖRMÜYORUM”

            Hafta sonu oynanacak olan Beşiktaş maçının her iki takım için de zor bir maç olacağını söyleyen Teknik Direktörümüz Karaman, kendisinin bu maçı diğerlerinden farklı görmediğini söyledi. Karaman şunları söyledi:

            “Belki Rizespor maçı Beşiktaş maçından çok çok daha zor olabilir. Sizin bir hazırlığınız olmazsa fiyaskosunuz. Sonuçta her maç 3 puan üzerinden oynanıyor ve değerlendiriliyor. Son final maçı olur da kazananın şampiyon olacağı bir maç olur onun değerlendirmesini yapabiliriz. Ama biri diğerinden çok farklı, az ya da çok önemli davasında düşünülmemeli. Beşiktaş bu ülkede son derece saygı duyduğumuz bir camia. Başında da içimizden biri var. Son derece saygı duyduğumuz, değer verdiğimiz bir büyüğümüz ve hocamız var. Onlar açısından da bizler açısından da zor bir müsabaka olacak. Hedefimiz iyi futbol oynayıp, iyi temsil etmek. Sonucu hep beraber göreceğiz. Hedef noktası içerisinde de ikinci yarı sohbetimizde konuşuruz.”

            “BU TARTIŞMALARI DOĞRU BULMUYORUM”

            Konyaspor karşılaşması sonrası yapılan açıklamalara da değinen Ünal Karaman, ‘’İnsanlar üzerinden belli bir rekabet ortamı içerisinde tartışılarak ortaya istatistik konulmasını çok doğru bulmam. Sonuçta meslektaşımızdır. Ben buraya gelmeden önce Karabükspor’da hocalık yaptım, puan dahi almadım. Siz oraya puan istatistiği olarak bakarsanız kendi düşüncenizi yansıtırsınız. Siz orada özde o yüreği görmezseniz zaten Trabzonspor’u seçmemdeki ana fikri de anlamamış olursunuz. O anlamda paylaşacak çok fazla bir şeyimiz olmaz. Aslında rutine bağlıyorsunuz, bu bir rutinimiz. Bir hocaya çok iyi bir kadro veriyorsun. Ev hanımısınız, kıyma vermiyorlar soğan vermiyorlar diyorlar ki mantı yap. Yapabilir misin? Artık Türkiye’de görev yapan meslektaşlarımız benzer eğitimlerden geçiyorlar. Sizin düşündüğünüz gibi değil. Attı, tuttu, değiştirdi, aldı… Futbol artık bu değil. Konyalı olmam benim gururum, benim ata toprağım. Annemi, babamı o topraklara emanet ettim. Belki yarın biz de o toprağa gireceğiz. Ben bugün Konyalı olarak Trabzonspor’a hizmet ediyorum. Konyaspor’un küme düşme mücadelesi olsa, camiama ihanet etme durumunda olmam. Aynı durumda Konyaspor’u çalıştırıyor olsam Trabzonspor’u yenmek için sahaya çıkarım. Benim futbol ahlakım bunu gerektirir. Maç sonu Aykut hoca bir açıklama yaptı, korner pozisyonu üzerinden. Biz de farklı istatistikler koyabilirdik ortaya. Bunu çok fazla gündeme getirmek benim spor anlayışıma çok uymuyor. Hakem üzerinden pozisyonu yorumlamak gerekirse Ankaragücü maçında benim 2 puanım gitmiş. O bu kadar gündem olmamışken, bir tane kornerin gündeme taşınmasını doğru bulmuyorum. Bundan da Trabzon şehri ile Konya şehri arasında bir rekabet, kırma, dökme, birbirine hakaret şeklinde algılanmasını da istemem. Bir tanesi doğup, büyüdüğüm şehrim. Bir tanesi de kendimi bir parça olarak gördüğüm Trabzon şehri. Gönül ister ki hiçbir sahada olay yaşanmasın, taraftarlar medeni şekilde gelsinler ve kucaklaşıp ayrılsınlar. Ama zaman zaman burada da deplasmanda da bu sorunları yaşıyoruz. Bu Türk sporunun sorunu. Sportif olayın içerisinde tatlı bir rekabet olarak algılayabiliriz’’ dedi.

            “DONANIMLI GENÇLER YETİŞTİRMELİYİZ”

            Türk futbolu hakkındaki düşüncelerini de ifade eden Karaman, sözlerine şöyle devam etti:

            ‘’Türkiye’de futbolun iyi bir yere gitmediğini söyleyebilirim. Yıllarım bu sahada geçmesine rağmen bunu söylüyorum. Başka da bir mesleğimiz yok. Toplumsal biz yozlaşma var, kendi işimiz olduğu için söylüyorum biz de bu yozlaşmanın içinde kenarından, kıyısından tutunmuş durumdayız. Belki kendimizce arzu edilen mesajları verebilen pozisyonda olamadığımız için kendimizi de suçlu addediyorum. Avrupa’daki planlama bizde olmuyor. Cicili, biçili stadyumlar yaptığımızda çok ciddi tesisler yaptığımızı zannediyoruz. Bu tek başına yeterli değil. Belki Milli Eğitimle beraber program dâhilinde yapılması gereken bir durum. Sosyolojik ve geniş kitlelere hitap edecek bir konu olarak değerlendirilebilir. Bütün bunları belli bir paralellikle yönetmediğimiz zaman aklımıza geldiği kadar bir spor takibi yapıyoruz. Sizler aynı şekilde, bizler de aynı şekilde. Trabzonspor iki maç kaybetti hoca değişsin, kim geldi o geldi, tamam. Gelen ağam, giden paşam mantığında bakılır. Bu plan ve programın sizi bir yere götürmesi mümkün değil. Amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi? 17 yaşından itibaren kesintisiz futbolun içindeyim. Ben hala kendini öğrenmeye adamış bir insan olarak görüyorum ama oradan bir başkası ‘’hoca bilmediğini kabul etti’’ diyor. Bakış açımız bu olduğunda Türk sporunu bir adım daha öteye taşımada eksik kalırız. Kendi aydınlanmamızı tamamlayıp, doğru bir bakış açısı içerisinde, sevdiğimiz camialara yön verip kulübün bir noktaya taşınması için, gençlerimizin daha eğitimli, daha saygılı, daha kültürlü olması, her yönüyle hazırlanmış bir genç olması için çalışmalıyız. Yalandan sosyal medyada vakit geçiren değil de yazan, şiir okuyan, klasikleri okuyan bir genç, sofra adabı ve kişisel gelişim noktasında her şeyiyle hazırlanmış bir gençlik dediğimizde Trabzonspor buna potansiyel olarak en hazır şehirlerden bir tanesi’’

            “YABANCI OYUNCU SAYISI”

            Ünal Karaman, yabancı oyuncu sayısının Türk futboluna etkisine ilişkin ise şunları söyledi: “Bu arz-talep meselesidir. Yabancı oyuncu sayısı serbest bırakılıyor ama sana alacaksın diye zorlamıyor. Dolayısıyla burada 3-5 olsun diye zorlamanın anlamı yok. Altınordu takımı yabancı oyuncu kullanmıyor ve kimse ona, ‘Niye kullanmıyorsun’ diye sormuyor. Bizim de amacımız en kısa süre içerisinde takımımızı olabildiğince kendi gücünde oyunculardan oluşturmak. Ama bugün benim hasta iken sakat iken ortaya çıkan forma ya da forma aşkına mücadele eden başka ülkeden gelmiş kontenjan oyuncumun emeğini yok sayarsam o zaman kendi insanlığımdan şüphe etmem gerekir. Bu bir oyunsa bu oyunun içinde herkes istediği şekilde yer alabilmeli. Elbette imkânın varsa kendi çocuğunu hazır şekilde o çimlerin üzerine çıkartabiliyorsan ne mutlu sana. İnşallah yakın gelecekteki hazırlıklar o yönde olacak, biz onun adımlarını atıyoruz. Ya nasip…”

            “SAKAT OYUNCULARIMIZI KORUYUP KOLLUYORUZ

            Geçtiğimiz hafta sakatlıkları bulunan oyuncularımız için de açıklamalarda bulunan Karaman, ‘’Şu an itibariyle 3-4 oyuncumuzun belirsizliği var. Bahsettiğimiz oyuncuların üçünde ödemler var. Umuyorum ki yarından sonra bizimle beraber olurlar. Bunda başka bir sorun gündeme geliyor. Biz geçen hafta itibariyle o kadar günü tolere edebildik. Ama bu süre uzayacak olursa o bizi kaygılandıracak bir sürece gider. Risk alıp almama noktasında kafamızda soru işaretleri olabilir. Bahsettiğimiz oyuncuların tamamıyla alakalı MR ve normal kontrollerinde bazıları stabil bazılarının ödemlerinde ise artış gözlemlendi. Koruyup, kollayacağız ama bakalım hafta sonunda ne durumda olacaklarını sizlerle paylaşacağız’’ dedi.

            “BURAK VE ONUR KONUSUNDA AÇIKLAMAYI YÖNETİM YAPAR”

            Teknik Direktörümüz Karaman, kadro dışı kaldıktan sonra alacakları için TFF’ye başvuran Burak Yılmaz ve Onur Kıvrak ile ilgili de gerekli açıklamaların kulüp yönetimi tarafından yapılacağını kaydetti. Karaman, sözlerini şöyle südürdü: “Bu iki futbolcu ve belki daha sonra transfer dönemi içerisinde yakın gelecekte belki aramızdan ayrılacak arkadaşlar olabilir. Onlarla ilgili her türlü açıklamayı sayın başkanımız ve yönetim kurulumuzdan alabilirsiniz. Onunla ilgili bir karar olduğunda mutlaka bilgi sahibi olacaksınız” dedi.

            Karaman sözlerini, ‘’Dün üzüntülü bir haber aldık. Rize Emniyet Müdürümüz elim bir olay sonucu hayatını kaybetti. Buradan kederli ailesine ve emniyet teşkilatına sabır dileklerimi iletiyorum’’ şeklinde tamamladı.
            En son düzenleyen SuperGaZi; 12.12.18, 14:46.

            Yorum yap


            • #21

              Yorum yap


              • #22
                Keşke azıcık taktik bilgisi olsa...
                Bir "âh" ile bu âlemi virân ederim ben!

                Yorum yap


                • #23
                  İnanılmaz mütevazi bir kişilik. Başı önden kalkmayan, resim çektirirken bile o 17 yaşında ki Ünal'ın ürkekliğini taşıyan bir adam.
                  taraftarı sahiplenen, hiçbir isteği kırmayan, her soruya içtenlikle cevap vermeye çalışan bir ADAM, Ünal Karaman.
                  Bu samimiyet takıma da geçmiş ki, öğrencileri de yolundan ilerliyor.
                  O kupa inşallah sizin elinizde kalkacak, biz inanıyoruz, bu devran düzen adamı olmayanlar ile değişecek.
                  Hak aramak ve eleştirmek, küfrederek, hakaret ederek, karşındakini aşağılayarak olmaz.
                  Eleştiri ciddi emek isteyen bir sanattır.

                  Yorum yap


                  • #24
                    Motivasyon, cesaretlendirme ve sahiplenmeye benden tam not.
                    Taktik geliştirme ve oyuna yaratıcı müdahalede hala sıfırın altında. Son dönemlerdeki oyuncu eksikliklerinden bağımsız söylüyorum.

                    Neyse, daha küçük, öğrenecek Abisi.
                    .
                    Bir "âh" ile bu âlemi virân ederim ben!

                    Yorum yap


                    • #25
                      Yıllar sonra top oynuyor takım. Teşekkürler hocam.

                      Yorum yap


                      • #26
                        Bazı hatalar yapıyorsun be hocam. Tüm suç Rodellega’nın ama sende daha iyi yorumla artık!

                        Yorum yap


                        • #27

                          Yorum yap


                          • #28

                            Yorum yap


                            • #29
                              Futbolculuk döneminde aklıyla oynayan en iyi oyunculardan biri nasıl oliyor da hocalığında bu kadar aptalca işler yapıyor, anlamak güç.
                              Bir "âh" ile bu âlemi virân ederim ben!

                              Yorum yap


                              • #30
                                Aslı Poetricus tarafından gönderilmiş Mesajı göster
                                Futbolculuk döneminde aklıyla oynayan en iyi oyunculardan biri nasıl oliyor da hocalığında bu kadar aptalca işler yapıyor, anlamak güç.
                                Ben bunu şeye benzetiyorum. Hani doktor 20 sene evvel okuldan mezun olur ve beldesinde doktorluğa başlar. O sırada teknoloji, tıp ilerler ama doktorumuz hâlâ mezun olduğu kafadadır.

                                Yorum yap

                                Hazırlanıyor...
                                X